İlim Hikmet Vakfı - KAYSERİ
+90 352 231 80 92
info@ilimhikmet.org.tr
  • Senai Demirci'den Kıssalarla Terapi Atölyesi
  • Kalem Düşünce Kulübü Panelinde Kuşak Farklılıkları Tartışıldı
  • İlim Hikmet Aile Kampı Yapıldı
  • İlim Hikmet Vakıf Bülteni 2. Sayısı Çıktı
  • AÖB Orta Öğretim Ara Dönem Kampı Yapıldı
  • Ayşe Böhürler İlim Hikmet Vakfı'da konuştu
  • Uzman Psikolog Esan Gül Aile Okulunda Konuştu
  • Düşünce Akademisi devam Ediyor
  • ERCİYES KADIN PLATFORMU İLİM HİKMETTE BİR ARAYA GELDİ
  • İLİM HİKMET'TEN ARAKAN KAMPINA SU KUYUSU
  • Vakfımızda Haftalık Tefsir Sohbeti Başladı
  • Kayseri İslami Düşünce Ve Hayat Sempozyumu Kitabı Çıktı
  • Kayseri Gönüllü Kuruluşları ile Vakfımızda Bir araya geldik
  • Sabah Namazı Buluşmaları Devam Ediyor
  • AÖB ORTAÖĞRETİM KOMİSYON BAŞKANLARI KAYSERİ'DE TOPLANDI
ESMAÜL HUSNA
DÜŞÜNCE AKADEMİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ
İlim Hikmet Aile Kampı Yapıldı

 İlim Hikmet Vakfı Aile Kampı Kozaklı’da Yapıldı

 

İlim Hikmet Vakfı tarafından, geleneksel olarak gerçekleştirilen 2 günlük aile kampı, Kozaklı’da bir otelde gerçekleştirildi.

 

Vakıf mensubu 130 civarında ailenin katıldığı bu yılki Aile kampına Konuşmacı olarak Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir ve Kayseri İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven katıldı.

 

Kampın açılış konuşmasını yapan İlim Hikmet Vakfı Başkanı Osman Gerçek, vakıf olarak aile çalışmasına çok önem verdiklerini belirterek, ailelerin birbiriyle tanışma,kaynaşma ve ortak bir zeminde faaliyet yürüttükleri bu tür kampların önemli olduğunu ve bir gelenek olarak her geçen gün daha çok katılımcıyla devam ettirdiklerini vurguladı.

 

İslami faaliyetlere katılımın önemi konusunda konuşan Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir de konuşmasında, teknolojik olarak ileri bir durumda olunmasına rağmen, ahlaki olarak bir çöküntü yaşandığını belirterek, insanın ancak ahlakıyla var olduğunu, modern Batı teknolojisinin,  insanı, nesli ve doğayı tahrip etmeye devam ettiğini ifade etti.

 

Müslümanların birkaç asırdır tarih dışı kalarak, Batı’nın peşine takıldıklarını belirten Aldemir, modern dünyanın insanı özgürleştirmek adına ifsat ettiğini, bunu yapmak içinde çok yönlü ve koordineli çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

 

Türkiyeli yardım kuruluşlarının, Suriye sınırımızda Suriyelileri yardıma ve iaşeye boğarken, PYD gibi örgütlerin sınırımızda terör devleti kurmak için planlar yaptıklarını belirten Aldemir, biz yardım ettikçe onların daha da parçalandığını ifade etti.

 

Anadolu Platformunun Anadolu’da faaliyet gösteren aynı ufka bakan vakıf ve derneklerin kubbe örgütlenmesi olduğunu, bu kubbeyi ayakta tutan temel dayanağın da aile bireyleri  olduğunu, bizi STK’lardan ayıran en önemli özelliğin ortak zeminde yetişmemizi sağlayan ders halkaları olduğunu vurgulayan Turgay Aldemir, neyin peşinde olduğumuza ilk önce kendimizi  ve ailemizi inandırmamız gerektiğini, bunun da ancak sağlıklı iletişim, sahih bilgi ve Salih amelle gerçekleşebileceğini sözlerine ekledi.

 

Bireysel ve Toplumsal Sorumluluklarımız konusunda konuşan Kayseri İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven de, bireysel ve toplumsal sorumluluklarımızın birbirinden ayrılamayacağını belirterek, akil baliğ olan her müslümanın Rabbi katında sorumlu olduğunu, bu sorumluluğu da yerine getirirken eğitimin şart olduğunu vurguladı.

 

Hak ve sorumluluk dengesinin uyumlu olması gerektiğini, görevlerini bilen insanların ancak sorumluluklarına müdrik olabileceğini, kişinin ilk önce Rabbine karşı sorumluluklarını bilmesi gerektiğini, sonra da en yakınından başlayarak kendi dışındaki insanlara ve yaşamış olduğu evrene karşı sorumluluklarının olduğunu belirten Kayseri Müftüsü Güven, insanın Rabbine karşı sorumluluğunun, O’nun yapılmasını istediklerini yapmak, yapılmamasını istediklerini de yapmamak şeklinde yerine getirilebileceğini ve en önemli tebliğin iyilik doğruluk ve güzellik üzere yaşamak olduğunu ifade etti.

 

Yüzyüze insan iletişiminin azaldığını, ekonomik refah düzeyi arttıkça ahlaki çöküşün daha da hızlandığını, insanın en yakını olan anne ve babasını bile huzurevine yerleştirmek için uğraş verdiğini belirten Prof. Dr. Şahin Güven, bu evreni ifsat etmenin temelinde israf olduğunu, tüketirken tükendiğimizi, evrene sahip olmak isteyen modern insanın aksine evrenin dostu ve emanetçisi olmamız gerektiğini, modernizm karşıtlığı söylemi ile yola çıkan İslami Hareketlerin bile bir müddet sonra modernizmin tutsağı olduklarını sözlerine ekledi.